https://cizgisel-seyler.myshopify.com/
20 Temmuz 2026 Pazartesi
15 Temmuz 2026 Çarşamba
13 Temmuz 2026 Pazartesi
11 Temmuz 2026 Cumartesi
7 Temmuz 2026 Salı
tünel
zaman tünelindeyim
denize bakıyorum
yazmak
Açıldı pencereleri sessizliğin
Kuşlara ve şarkılara övgüler yazdım
Açıldı sayfaları hatıraların
Burgazada ve babam
Sait Faik ve deniz
Mektuplar ve insan
Bilincimi izledim bilinçli biçimde
O an sıcak
O an doğrudan
O an bir gürültü koptu
Öldüm
Masanın üstünde kollarım
Ellerimde kalem
Bilincim yerinde
Yazmaya devam ettim
Yasemin Şenyurt
Çorba
Arzu Hoca'ya...
Her şey ayrı
Herkes geçimsiz
Her yaş kriz
Sıcacık çorba
Komşudan gelmiş
Uzak geçmiş
Hey yıllar
Yenilgiler ve kırgınlıklar
İçimdedir
Bazen bütün yapman gereken
Bir tas çorbadır
Bir komşu için
Değişir o an
Her şey
Yakın gelecek
Yasemin Şenyurt
ağaç
sisin içinde
legolarım
dünyanın bütün denizlerinde
şiirlerim
ormanın içinde
sarılmışım bir ağaca
görünce bunu orman perileri
başlatmışlar müziği
Yasemin Şenyurt
6 Temmuz 2026 Pazartesi
bulmaca
Sarı ve bazen çok sarı
Alnımda
Yanımda
İçten içe
Küçük bir şey
Turuncu ve bazen bembeyaz
Aklımda hızlı hızlı
Nasıl sorusuna dönüşen
Israrcı
Büyük bir şey
Gri ve bazen kırmızı
Dünyada çok da anlaşılmayan
Var ve çok etkili
Yeni mi yeni
Yasemin Şenyurt
Bilge
Yapraktan
Kar tanesine
Dolu dolu dokunmuş
Dolu dolu konuşmuş
Hep farkında olmuş
Yüzündeki çizgiler tatlanmış
Saçındaki beyazlar yıldızlardanmış
Yasemin Şenyurt
dil
Dilimde dönen rüzgar gülüdür
Şiir
5 Temmuz 2026 Pazar
haritalar
Gömleğimde
Kalem izleri
Zihnimde haritalar
Gümüşlük
En sakin dalga
Zihnimde haritalar
Kan ter içinde uyanıp
Kabus diyebilmek
Zihnimde haritalar
Nereye giderim en uzak
Neresi en yakın
Önce kendimi anlamak
Gümüşlük
En sağlam köprü
En sakin dalga
Bir yemin ettim orada
Önce kendimi anlamak
Sonra duymak can kulağıyla başkasını
Bileklerimde iki balık
Birbirlerine aşık
Zihnimde haritalar
Yasemin Şenyurt
saka
Uçup giden uzaklara
Tanıdım
Saka o
Ah
Yumuşak bir bulutun içinde şimdi
Oyuncu ve konuşkan
O öğretmişti bana
Gecenin içindekileri
Yasemin Şenyurt
öğrenci
Bir öyküde düğüm gibi
Beklerim
İlk dersti sabır
İkinci ders yaratıcılık
Teneffüs bahar
Mezun olunmaz
Zamanı değil
güç
Deniz kokusu
Umudun
Kiraz kokusu
Saçlarının
Yasemin kokusu
Bilinmezin
Dili ve derinliği
Rüyaların
Şiirin gücü
Gücün kırılganlığı
Yasemin Şenyurt
4 Temmuz 2026 Cumartesi
yaka
Yakamda bir parça mor bulut
Aklım fikrim gezmekte
Çantamda sarı bir defter
Yedigöllere yaprak olurum
Alanya kalesine balık
Islık da oldum Eskişehirde
Yeşilköyde Attila İlhan dizeleri
Konar durur hayallerime
Yakamda bir parça turuncu
Anlatıyorum
Tuhaf biçimlerde
Ezbere gelmez şiirlerden bu
Yakamda bir kedi rozeti
Avcumun içi gibi bildiğim hiçlik
Uyanınca bir nisan
Yasemin Şenyurt
melek
Kararın arifesinde
Can maviliğinde
Bir kedi yavrusu olmak
Bugün böyle hissettim
Baş tacı böyle gökyüzü
Böyle sevmek
Tanıdım seni melek
Yasemin Şenyurt
04.07.2026
1 Temmuz 2026 Çarşamba
20 Haziran 2026 Cumartesi
keşif yolculuğu
"Oysa mavi gök ve yeşil çayırlara ilişkin duyduğumuz her şeyi unutmayı bir denesek; sanki bir keşif yolculuğunda, başka bir gezegenden şimdi gelmiş ve dünyayı ilk kez görüyor gibi olsak, işte o zaman nesneler daha değişik ve şaşırtıcı renklerde görünebilirdi bize. Evet, ressamlar da bazen bir keşif yolculuğuna çıkmış sanırlar kendilerini. Onlar dünyaya yeniden bakmak; ten renginin pembe, elmaların sarı ya da kırmızı olması gibi kabul edilmiş kavram ve önyargılardan kurtulmak isterler. Bu basmakalıp düşüncelerden kurtulmak kolay değildir elbette; ama bu kalıplardan en çok kurtulan sanatçılar, çoğunlukla en ilginç yapıtları verirler."
E. H. Gombrich
Sanatın Öyküsü
15 Haziran 2026 Pazartesi
mucize
Teninde deniz kokusu var
Benim dalgınlığım ol
Farkındalığım ol
Bir mucize değil mi zaten
Koskoca yeryüzünde
Aynı şehirde olmak
Yasemin Şenyurt
14 Haziran 2026 Pazar
2 Haziran 2026 Salı
1 Haziran 2026 Pazartesi
26 Mayıs 2026 Salı
14 Mayıs 2026 Perşembe
21 Nisan 2026 Salı
18 Nisan 2026 Cumartesi
Aktif Dinleme
karar
Şehir içindeki otobüs yolculuklarını her gün farklı bir şenlik olarak deneyimlemeye karar vermiştim. Yıl 2026. Aylardan Nisan.
Birinci Gün:
Otobüs durağında bekliyordum. Bir genç seslendi: “Abla 202 numaralı
otobüs ne zaman gelecek?” Bu konuda bilgim yok demek yerine o gence baktım ve
sustum. Egocepte uygulamasına baktım. İçten içe bunun bir rica olup olmadığını
sorguladım. Telefonu yeni almıştım ve uygulamayı yüklememiştim. “Bende uygulama
yok.” dedim.
İkinci Gün:
Otobüs durağının üstündeki çiçeğe daldım. Telefonu çıkarıp yatay,
dikey kadrajla çektim çiçeği. Hayal ettiğim gibi değildi fotoğraflar.
Silmedim...
Üçüncü Gün:
Öksürüyorum. Yine otobüs durağındayım. Biri gelip yanıma oturuyor.
Sigarasını tüttürüyor. Sigara içmişliğim var ama uzun zamandır hiç içmedim.
Alkol, sigara gibi alışkanlıklar birdenbire yaşamımdan çıktı. Ayaklandım.
Durakta ileri geri yürüyorum. O sırada yağmur başlıyor. Bahar gibi bahar.
Dördüncü Gün:
Otobüse bindim. Engelli bir birey olduğum için serbest kartımı
kullandım. Otobüsteki bir kadın yanındaki kadına “Herkes serbest kartını
kullanıyor, hayret...” dedi. Serbest kartın haksız yere insanlara verildiğini
düşünüyor olmalıydı. Tekli koltuğa oturdum. Buradan dışarıyı rahat rahat
gözlemleyebilirdim.
Beşinci Gün:
Şenlik miydi bu deneyimlediğim diye kendime sordum.
Altıncı Gün:
Otobüsün penceresinden bakıyorum. Bir adam yere oturup elindeki ekmek
poşetinin ağzını düğümlüyor. Düğüm düğüm oldum. O ekmekler bir zamanlar
komşumuzdan gelen balık kokusuna kadar götürdü. O günlerde kıt kanaat
geçiniyordum. Bu kokudan yıllar yıllar önce defterime “Ekmek aslanın ağzında.”
yazmıştım.
Yedinci Gün:
Gözlemlediklerim, anılarım ve hayal gücüm birlikte çalışıyorlar. Öykü
yazmak istediğimi kavrıyorum. Bir zamanlar ne çok yazardım... Günlük, şiir,
öykü ve nadir de olsa deneme...Otobüste tek kişilik yerimi bir başkasına verip
ayakta yolculuğa devam ediyorum. Otobüse bindiğimde şoföre “kolay gelsin”
demiştim. Güzel bir gün, insan daha da güzelleştirebilir günü.
Sekizinci Gün:
Otobüste bir durakta inmek
isteyenler düğmeye basmadığı için şoför durmuyor. İnsanlar “Düğmeye bastık,
çalışmıyor.” diyorlar.
Şenlik düşüncesiyle yazmaya başladığım günlüğe o gün son veriyorum.
Dokuzuncu gün bir defter alıyorum ve öykü kitabımın ismi o anda
beliriyor: Şenlikteki Hüzün
İlk cümleyi yazıp bitirmem dört gün sürüyor. Defteri açıyorum ve
cümleyi sesli sesli okuyorum:
Ölümle burun buruna gelip yaşama yeniden başlamışsanız yaşama ve
ölüme dair farklı sorularınız olur.
İkinci cümle ve ardından diğer cümleler su gibi geliyor.
Yıllar sonra yazdığım bu öykümü yıllardır kardeşim gibi gördüğüm
Aylin’e okuyorum.
-
Zamanı gelmişti.
-
Hayır, zamanı hiç gelmeyecekti.
-
Neden?
-
Tesadüflere ve kadere eskisinden daha az inanıyorum.
Karar verdim ve bu kararım doğrultusunda yazıyorum.
-
Belki de haklısın. Her şeyi şansa bağlamamak gerekir. Yeniden
yazdıklarını okumak çok hoşuma gitti.
YYasemin Şenyurt
2026
29 Mart 2026 Pazar
mavi at
biliriz adanmışlık nedir :
yeryüzünde ne kadar dil varsa
hepsinde karşılığı koşan mavi atlardır
ve bütün bağlaçlar özgürlük için
gökyüzündedir
Yasemin Şenyurt








































