Sanatın Anlamı/ Yasemin Şenyurt

7 Temmuz 2026 Salı

tünel

zaman tünelindeyim 

denize bakıyorum

bir dalgıcın gözünden

sabaha karşı ayrılıyorum oradan

az gittim uz gittim 

şimdi 

duygu tünelindeyim

yaşama bakıyorum
bir çocuğun kalbinden 

Yasemin Şenyurt

yazmak

 Açıldı pencereleri sessizliğin

Kuşlara ve şarkılara övgüler yazdım

Açıldı sayfaları hatıraların

Burgazada ve babam  

Sait Faik ve deniz

Mektuplar ve insan 

Bilincimi izledim bilinçli biçimde 

O an sıcak

O an doğrudan

O an bir gürültü koptu

Öldüm 


Masanın üstünde kollarım

Ellerimde kalem 

Bilincim yerinde 

Yazmaya devam ettim 


Yasemin Şenyurt 

Çorba

                                             Arzu Hoca'ya... 

Her şey ayrı

Herkes geçimsiz

Her yaş kriz 


Sıcacık çorba

Komşudan gelmiş

Uzak geçmiş 


Hey yıllar 

Yenilgiler ve kırgınlıklar 

İçimdedir 


Bazen bütün yapman gereken 

Bir tas çorbadır

Bir komşu için


Değişir o an 

Her şey 

Yakın gelecek


Yasemin Şenyurt 

ağaç

sisin içinde

legolarım

dünyanın bütün denizlerinde

şiirlerim

ormanın içinde 

sarılmışım bir ağaca 

görünce bunu orman perileri

başlatmışlar müziği 

Yasemin Şenyurt 


6 Temmuz 2026 Pazartesi

bulmaca

 Sarı ve bazen çok sarı

Alnımda 

Yanımda

İçten içe 


Küçük bir şey

Turuncu ve bazen bembeyaz 

Aklımda hızlı hızlı

Nasıl sorusuna dönüşen 

Israrcı 


Büyük bir şey 

Gri ve bazen kırmızı

Dünyada çok da anlaşılmayan

Var ve çok etkili 

Yeni mi yeni


Yasemin Şenyurt 

Bilge

 Yapraktan

Kar tanesine 

Dolu dolu dokunmuş 

Dolu dolu konuşmuş

Hep farkında olmuş 

Yüzündeki çizgiler tatlanmış

Saçındaki beyazlar yıldızlardanmış 

Yasemin Şenyurt


dil

Dilimde dönen  rüzgar gülüdür 

Şiir


Dilimde uzayan  yoldur

Deneme



Dilimde hatıradır

Masal



Dilimde kalan tattır

Mektup 


Alıp başımı giderken 

Dilimde kalandır türkü 


Yasemin Şenyurt

5 Temmuz 2026 Pazar

haritalar


Gömleğimde

Kalem izleri 

Zihnimde haritalar


Gümüşlük 

En sakin dalga

Zihnimde haritalar


Kan ter içinde uyanıp

Kabus diyebilmek 

Zihnimde haritalar 


Nereye giderim en uzak

Neresi en yakın

Önce kendimi anlamak 


Gümüşlük

En sağlam köprü

En sakin dalga 


Bir yemin ettim orada

Önce kendimi anlamak

Sonra duymak can kulağıyla başkasını 


Bileklerimde iki balık

Birbirlerine aşık

Zihnimde haritalar 


Yasemin Şenyurt 


saka

 

Uçup giden uzaklara


Tanıdım 


Saka o 


Ah 


Yumuşak bir bulutun içinde şimdi 


Oyuncu ve konuşkan 


O öğretmişti bana


Gecenin içindekileri 


Yasemin Şenyurt


öğrenci


 Bir öyküde düğüm gibi

Beklerim

İlk dersti sabır 

İkinci ders yaratıcılık

Teneffüs bahar 

Mezun olunmaz 

Zamanı değil 

güç

Deniz kokusu

Umudun 


Kiraz kokusu

Saçlarının 


Yasemin kokusu

Bilinmezin 


Dili ve derinliği 

Rüyaların


Şiirin gücü

Gücün kırılganlığı







Yasemin Şenyurt 




4 Temmuz 2026 Cumartesi

yaka

 

Yakamda bir parça mor bulut

Aklım fikrim gezmekte

Çantamda sarı bir defter


Yedigöllere yaprak olurum

Alanya kalesine balık

Islık da oldum Eskişehirde 



Yeşilköyde Attila İlhan dizeleri

Konar durur hayallerime

Yakamda bir parça turuncu


Anlatıyorum 

Tuhaf biçimlerde 

Ezbere gelmez şiirlerden bu



Yakamda bir kedi rozeti 

Avcumun içi gibi bildiğim hiçlik

Uyanınca bir nisan


Yasemin Şenyurt

melek


Kararın arifesinde

Can maviliğinde

Bir kedi yavrusu olmak 

Bugün böyle hissettim

Baş tacı böyle gökyüzü

Böyle sevmek 

Tanıdım seni melek 

Yasemin Şenyurt

04.07.2026 


20 Haziran 2026 Cumartesi

keşif yolculuğu

 

"Oysa mavi gök ve yeşil çayırlara ilişkin duyduğumuz her şeyi unutmayı bir denesek; sanki bir keşif yolculuğunda, başka bir gezegenden şimdi gelmiş ve dünyayı ilk kez görüyor gibi olsak, işte o zaman nesneler daha değişik ve şaşırtıcı renklerde görünebilirdi bize. Evet, ressamlar da bazen bir keşif yolculuğuna çıkmış sanırlar kendilerini. Onlar dünyaya yeniden bakmak; ten renginin pembe, elmaların sarı ya da kırmızı olması gibi kabul edilmiş kavram ve önyargılardan kurtulmak isterler. Bu basmakalıp düşüncelerden kurtulmak kolay değildir elbette; ama bu kalıplardan en çok kurtulan sanatçılar, çoğunlukla en ilginç yapıtları verirler." 


E. H. Gombrich

Sanatın Öyküsü 

kitap önerisi

 


15 Haziran 2026 Pazartesi

18 Nisan 2026 Cumartesi

Aktif Dinleme


Eylül'de üç sene olacak. Öğretmenlik mesleğinde üç yıl... İki senedir aynı okuldayım. 
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan olaylar bütün ülkeyi sarstı. Neden oluyor tüm bunlar? 
Tek bir nedeni yok muhakkak ki... İnsanın iyi insan olma ve kötü insan olma koşullarına bakmak gerekir der Erich Fromm. Aynı düşüncedeyim. 
Dijital çağda gençlerin en çok ihtiyaç duyduğunu düşündüğüm şey öz-düzenleme. Duygularla baş etmekte güçlük yaşıyorlar. Sorular soruyorlar. Onlara duygu düzenlemeden bahsediyorum. 
Fırsatlar Dönemi Ergenlik kitabında ergenliğe ilişkin çok önemli bir mesele var. Beyinde duygular coşkuyla var olurken onları düzenleyebilecek prefrontal korteksin ergenlikte tam olarak işlevini yerine getirememesi...
Dijital dünyada " görünür olma", influencer olma, beğeni almaya odaklanan zihinler bu dünyaya farklı bakabilirler mi? Elbette bakabilirler. Eleştirel düşünme ile...
Siber zorbalık önlenebilir mi? Elbette önlenebilir. Empati ile...
Hiçbir şey şu an mevcut olduğu gibi sürmek zorunda değil. Değişim mümkün.
Aktif dinleme ile...
Yasemin Şenyurt

 

karar

 Şehir içindeki otobüs yolculuklarını her gün farklı bir şenlik olarak deneyimlemeye karar vermiştim. Yıl 2026. Aylardan Nisan.

Birinci Gün:

Otobüs durağında bekliyordum. Bir genç seslendi: “Abla 202 numaralı otobüs ne zaman gelecek?” Bu konuda bilgim yok demek yerine o gence baktım ve sustum. Egocepte uygulamasına baktım. İçten içe bunun bir rica olup olmadığını sorguladım. Telefonu yeni almıştım ve uygulamayı yüklememiştim. “Bende uygulama yok.” dedim.

İkinci Gün:

Otobüs durağının üstündeki çiçeğe daldım. Telefonu çıkarıp yatay, dikey kadrajla çektim çiçeği. Hayal ettiğim gibi değildi fotoğraflar. Silmedim...

Üçüncü Gün:

Öksürüyorum. Yine otobüs durağındayım. Biri gelip yanıma oturuyor. Sigarasını tüttürüyor. Sigara içmişliğim var ama uzun zamandır hiç içmedim. Alkol, sigara gibi alışkanlıklar birdenbire yaşamımdan çıktı. Ayaklandım. Durakta ileri geri yürüyorum. O sırada yağmur başlıyor. Bahar gibi bahar.

Dördüncü Gün:

Otobüse bindim. Engelli bir birey olduğum için serbest kartımı kullandım. Otobüsteki bir kadın yanındaki kadına “Herkes serbest kartını kullanıyor, hayret...” dedi. Serbest kartın haksız yere insanlara verildiğini düşünüyor olmalıydı. Tekli koltuğa oturdum. Buradan dışarıyı rahat rahat gözlemleyebilirdim.

Beşinci Gün:

Şenlik miydi bu deneyimlediğim diye kendime sordum.

Altıncı Gün:

Otobüsün penceresinden bakıyorum. Bir adam yere oturup elindeki ekmek poşetinin ağzını düğümlüyor. Düğüm düğüm oldum. O ekmekler bir zamanlar komşumuzdan gelen balık kokusuna kadar götürdü. O günlerde kıt kanaat geçiniyordum. Bu kokudan yıllar yıllar önce defterime “Ekmek aslanın ağzında.” yazmıştım.

Yedinci Gün:

Gözlemlediklerim, anılarım ve hayal gücüm birlikte çalışıyorlar. Öykü yazmak istediğimi kavrıyorum. Bir zamanlar ne çok yazardım... Günlük, şiir, öykü ve nadir de olsa deneme...Otobüste tek kişilik yerimi bir başkasına verip ayakta yolculuğa devam ediyorum. Otobüse bindiğimde şoföre “kolay gelsin” demiştim. Güzel bir gün, insan daha da güzelleştirebilir günü.

Sekizinci Gün:

 Otobüste bir durakta inmek isteyenler düğmeye basmadığı için şoför durmuyor. İnsanlar “Düğmeye bastık, çalışmıyor.” diyorlar.

Şenlik düşüncesiyle yazmaya başladığım günlüğe o gün son veriyorum.

Dokuzuncu gün bir defter alıyorum ve öykü kitabımın ismi o anda beliriyor: Şenlikteki Hüzün

İlk cümleyi yazıp bitirmem dört gün sürüyor. Defteri açıyorum ve cümleyi sesli sesli okuyorum: 

Ölümle burun buruna gelip yaşama yeniden başlamışsanız yaşama ve ölüme dair farklı sorularınız olur.

İkinci cümle ve ardından diğer cümleler su gibi geliyor.

Yıllar sonra yazdığım bu öykümü yıllardır kardeşim gibi gördüğüm Aylin’e okuyorum.

-     Zamanı gelmişti.

-     Hayır, zamanı hiç gelmeyecekti.

-     Neden?

-     Tesadüflere ve kadere eskisinden daha az inanıyorum. Karar verdim ve bu kararım doğrultusunda yazıyorum.

-     Belki de haklısın. Her şeyi şansa bağlamamak gerekir. Yeniden yazdıklarını okumak çok hoşuma gitti.

YYasemin Şenyurt

2026

 

29 Mart 2026 Pazar

mavi at

 biliriz adanmışlık nedir :

yeryüzünde ne kadar dil varsa 

hepsinde karşılığı koşan mavi atlardır

ve bütün bağlaçlar özgürlük için 

gökyüzündedir 

Yasemin Şenyurt